.
.
M. Selim SARIKAYA
Arayış - suhutunsesi@hotmail.com

BİZLERİN GÖREVİ

19 Şubat 2019, Salı

     

Bu hafta Kapadokya’da yapılmaya kalkılan inşaatı haberlerden hepimiz izledik. Duyarlı vatandaşlarımıza, gazetecilerimize, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na hassasiyetleri için bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum ve bu hassasiyeti tüm halkımızın kazanmasını temenni ediyorum. Yani her birimiz, doğal ve tarihi değeri olan bu tür yapıları o kadar benimseyelim ki bu alanlarda bu şekilde işler yapmak aklımızın ucundan bile geçmesin. Bunun için bireyin elindeki değerin ne olduğunu idrak edebilmesi lazım sanırım. İdrak edebilmek için öğrenmek ve öğrendiğini içselleştirerek elindeki bilgileri karşı tarafa aktarmak yani tanıtmak büyük önem taşıyor. Tanıtım konusu ile ilgili bu noktada iki diğer faydadan da bahsetmemiz gerekir. Biri Peribacaları örneğinde olduğu gibi uygun olmayan işlerin toplumsal baskı ile engellenebilmesi diğeri ise orta ve uzun vadede tanıtım sayesinde beton bir otelin getireceği kazançtan daha fazla ekonomik kazanç elde edilebilmesi. İlimiz özelinden konuya devam edecek olursak.

Afyonkarahisar’da yaşayan ve buralı olan kardeşlerimizden bile hȃlȃ imkȃnı olduğu halde ilimiz sınırları içerisinde bulunan doğal, tarihi ve kültürel noktaları ziyaret etmeyen bireyler var. Bir kişiden bilmediği, görmediği ve hissetmediği bir şeyi korumasını beklemek yanlış olur. Bu yüzden öncelikle yerli halk olarak elimizdekilerin kıymetini anlamamız için elimizdekilerin ne olduğunu hepimizin çok iyi bir şekilde öğrenmesi gerekiyor. Öğrenme işini halletikten sonra da hem en iyi şekilde korumamız hem de en iyi şekilde tanıtmamız lazım. Her ne kadar koruma ve tanıtma konularında bazı sorunlarımız, eksikliklerimiz olsa da Afyonkarahisar’da bu sorunları aşmaya başladığımızı düşünüyorum.

Tanıtımla ilgili takdir edilebilecek çabalar olsa bile bunların yeterli olduğunu söylemek ve sadece devlet yapsın bu işi demek işin en kolay yolu. Elimizde ne olduğunu öğrenmek, korumak ve tanıtmak hepimizin görevi. Özellikle ekonominin günümüzdeki gibi dünya genelinde yavaşlama eğiliminde olduğu yıllarda tanıtım önemi bir miktar daha artıyor. Örneğin ekonomik yavaşlama ve kriz dönemlerinde reklam ve halkla ilişkiler alanına yatırım yapan firmalar bu dönem geçtikten sonra rakipleri ile aralarındaki farkı fazlasıyla açıyorlar.Tabiri caizse insanlar şirketlere “Kimse yok iken sen vardın yanımda.” diyor. “Şirketlerle şehirlerin tanıtımı bir mi?” diyebilirsiniz. Tabi ki belirli noktalarda farklılıklar var ancak bizim gibi turizm potansiyeli olan ve farklı sektörlerde üretimi olan şehirler için yukarıdaki örnek büyük oranda geçerli. Yani ekonomik yavaşlama dönemlerinde biz elimizdeki potansiyeli kullanarak daha sağlıklı bir şehir ekonomisi inşa edebiliriz. İl genelinde bulunan yüzlerce Osmanlı, Selçuklu ve Cumhuriyet dönemi yapılarının yanı sıra İscehisar sınırları içinde bulunan Peri Bacaları, Kacracamal, Kurtini ve Buzluk Mağaraları, Frig Vadisi, Memeç ve Ayazini Kiliseleri, Synnada Antik Kenti, Amorium Antik Kenti, Apameia Antik Kenti, Dokimaia Antik Kenti, Göynüş Vadisi Açık Hava Tapınağı, Sarıçayır Kaya Mezarları, Yedikapılar Manastırı gibi daha bir çok ismini sayamadığımız değer biz Afyonluların elinde bulunmaktadır. Bunları tanımak, anlamak, hissetmek, korumak ve tanıtarak şehrin geleceğine katkı sunmak her birimizin görevidir.

Afyonkarahisar olarak bunları yapalım,

Türkiye yürüyorsa biz koşalım, Türkiye koşuyorsa biz uçalım.

Bu enerji bizlerde fazlasıyla var.