.
M. Selim SARIKAYA
Arayış - suhutunsesi@hotmail.com

YETER Kİ İSTEYELİM

29 Ocak 2019, Salı

     

2001 Krizi’nden hemen sonra tarım politikalarında önemli değişikler yapıldı. Kısaca desteklerin tipinin değiştiğini ve desteklerin azaltıldığını söyleyebiliriz. Günümüzde tarımda ithalat yapan bir ülke konumuna gelmemizin en önemli sebeplerinden biri budur. Ama bu durum aşılamaz değil. Öncelikle devlet; ana gıda maddelerinde kısa, orta ve uzun vadeli planlarını yapmalı. Bu planların içerisinde istihdamdan makina üretimine, organik tarımdan tam otomatik tarıma, hangi bölgede neyin ekileceğinden nasıl yeni ürünler geliştirilebileceğine her şey olmalı. Peki bizler ne yapmalıyız?

Geçmişimize bakmalı, geçimişimizden aldığımız destekle bugünümüzü ve geleceğimizi kurgulamalıyız. Evet, bunu hepimiz birey olarak yapmalıyız. Kendi ailevi geçmişimiz ve bu geçmişimizden kalan birikimlerin yanında yaşadığımız yerin yani çevremizin geçmişini de araştırmalıyız. Örneğin ilçemiz bazında baktığımızda Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Şuhut için şöyle der, “ Şehir bir yüksekçe yerde, suyu, havası hoş bağ ve bahçelerle donanmış, süslenmiş bir kasabadır.” Görüldüğü üzere Evliya Çelebi Şuhut’ta bağlardan bahçelerden söz ediyor. Şükürler olsun, ülkemizin neredeyse her köşesinde üzüm yetişebilmekte ancak markalaşma sadece birkaç bölgede var. Mesela bizlerde bu doğrultuda bir şey yapıp Şuhut’ta tekrar üzüm yetiştirmeye başlayabiliriz. Bunun dışında, geçen yaz haberlerde hepimizin ilçemizde yetişebildiğini gördüğümüz “Lavanta” var. Lavanta öyle bir ürün ki hem yetiştirildiği sırada ve sonrasında turizme katkı sunuyor hem de birçok sektörde kullanılabilen katma değerli ürün haline getirilebiliyor. Lavanta ile ilgili en güzel örnek için çok uzağa gitmemize gerek yok. Isparta’da bulunan Kuyucak Köyü Lavanta yetiştiriciliği ile ilgili en güzel örneklerden. Neden aynı şeyi biz memleketimizde başaramayalım. Bu topraklar üzüm için, lavanta için oldukça uygun. 

Bunların dışında, üretmekte olduğumuz ve ünü ülke geneline yayılmış olan patatesimiz var. Patatesi katma değerli hale getirip satabilir aynı zamanda yapacağımız organizasyonlarla (festival, tanıtım günleri vb.) ilçemize hatta ülkemize önemli katkılar sunabiliriz. Katma değerli dediğimde çok derine inmeden şunu söyleyebilirim. Örneğin bir “Patates Restorantları Zinciri” planlanabilir. Bir marka oluşturulur ve patatesle yapılan geleneksel ürünlerle (kızartma, haşlama, közde) beraber yeni ürünlerde geliştirilip iyi bir planlama ile ülke hatta dünya geneline yayılabilecek biz restorantlar zinciri oluşturulabilir. Bu sayade oluşturulacak marka değeri ile hiç ummadığımız şekilde yeni kapılar bizlere açılabilir. Belki bu proje olmaz ama benzer projeler düşünülüp yapılabilir. Yeter ki isteyelim.
Türkiye yürüyorsa biz koşalım, 
Türkiye koşuyorsa biz uçalım

Bu enerji bizde fazlasıyla var.