_

| Ana Sayfa | Künye | Bize Yazın | Anketler | Linkler   [ YENİSon Dakika ][26/02/11 06:07]  

SAĞLIK KÖŞESİ SENİ KINIYORUM ! ! ! !

 
Sağlık camiasına gelen küçücük iğne bana mızrak çekilmiş gibi gelir, onların hangi şart ve zorluklarda hizmet ürettiğini en iyi bilenlerdenim.

Seni Kınıyorum  


06.10.09 : 18:44:02
Sağlık camiasına gelen küçücük iğne bana mızrak çekilmiş gibi gelir, onların hangi şart ve zorluklarda hizmet ürettiğini en iyi bilenlerdenim.  Gazetemizde daire müdürlerinin ve öğretmenlerin hatta sağlık teşkilatının Afyon’da ikamet etmeleriyle alakalı haberlerden sonra sağlık çalışanları bana geldi ve olaydan duydukları üzüntüyü dile getirdiler.
Sanki kendilerini suçluymuş gibi hissettiklerini bunun yargısız infaz olduğunu belirttiler. Her ne kadarda yapılan haberlerin samimiyetinden ve Şuhut'umuzun faydasına olduğunu bilmeme rağmen hedefe sağlık çalışanlarının alınmasına şahsım ve dostlarım üzülmüştür.
Buradan belirtmekte fayda görüyorum. Kurumlar arasında en güzel en sistematik en programlı çalışan sağlık camiasıdır. Bunun aksin olmuş olsa bu sistemle aksayan konularla birebir ilgileneceğime ve bu satırlarda onları da teşhir edeceğime emin olabilirsiniz. Fakat sağlık çalışanları ile 7sinden 70 işine kadar doktorundan hademesine kadar her bir arkadaşımın hangi şartlarda fedakârca çalıştığını bildiğim için onlarla gurur duyuyorum.
Sayın koordinatörüm veya yazı işleri müdürüm Mehmet ABDİOĞULLARI.
Bu satırlarda sana biraz serzenişte bulunmak isterim. Her ne kadarda yapılacak haberleri ve gazetenin yayın politikasını biz köşe yazarlarıyla paylaşsan da hatalarında yok değil. Devlet memurlarının Afyon’a gidip gelmesinin dialok kopukluğu olduğu noktasındaki fikirlerine katılıyorum ama her hangi bir kurumun veya şahsında hedef gösterilmesini kınıyorum.
Bu konunun kurumları ve şahısları teşhir etmeden çözülmesi noktasında ele almamız gerektiği hatırlatmak isterim. Her ne kadarda işini sana öğretmek gibi olsa da bu haftaki köşemde seni kınıyorum. Objektif gazetecilik adına bunu yayınlayacağını ümit ediyorum.
Gelelim iğne çuvaldız meselesine..
Gazete olarak Şuhut ve Şuhut 'lunun sesi, gözü kulağı olduğumuzu düşünüyorum. Gelen eleştiri ve tenkitler beğeni noktasında da olsa çok sesliliği yakalamak için bir dizi daha yol almamız gerektiğini düşünüyorum. Gazete olarak gerçekten büyük yol kat ettik, bunda Şuhut halkının katkıları olduğu muhakkaktır.
Fakat devlet memurlarıyla olan ilişkilerimizde Şuhut halkının kendisini yargılaması iğneyi, memurlara batırırken çuvaldızı da kendisine batırması gerekir.
Çuvaldız kılıfından çıkmışken hatırlatmakta fayda gördüğüm birkaç hata var onları paylaşmak istiyorum. Bu hatalar sadece memura değil aynı zamanda ilçemize gelen öğrencilerde yapılıyor. Bilhassa kız öğrencilere. Bakın hatalarımız neymiş.
1- Kiralık ev vermiyoruz, versekte kiracının burnundan getiriyoruz
2- Alışverişlerde memura ve öğrenciye yabancı muamelesi yapıyoruz ki onlar bizim evlatlarımız ve bu çocuklar bize teslim.
3- Şuhut lu olmayan herkesi düşman gibi görüyor, ev sahibi olduğumuzu unutuyor ve nezaket kurallarının dışına çıkıyoruz.
4- Tiyatro sinema, kafe gibi sosyal ihtiyaçlara cevap verecek mekanlar oluşturmuyoruz.
5- Dilog ve sosyal etkinliklerde memurumuzu ve öğrencilerimizi dışlıyoruz.
6- Gençler kız öğrencilerine ve memur ailelerin kız çocuklarını rahatsız ediyor, Şuhut'a ve Şuhutluya yakışmayacak davranışlar sergiliyoruz.
7- Eğitim yuvalarımızın ve öğretmenlerimizin ihtiyaçlarını görmemezlikten gelip, sorunlara gözlerimizi yumuyoruz.
Bunları çoğaltmak mümkün, ama bunları çözmekte mümkün, bir adım onlar yaklaşırsa 10 adımda biz gidelim, haydi hemşerilerim bu günde dahil olmak üzere kendimize gelelim silkelenelim ve top yekun bir barışma hamlesi
Yorumlar (Toplam 4 yorum)
 şuhuttaki memur ve dışarıdan gelen misafirler
şuhut umuzu o kadarda kötülemeyelim Bizler gurbetteki vatandaş olarak dışarıdaki durumları bilmekteyiz Sılada hizmet yapmayan kendi yurtdunun kıymetini bilemez.Onun içinde ŞUHUT UMUZA SAHİP çıkalım
Yorumu Ekleyen: sıladaki gurbet kuşu

 şuhuttaki ev sahipleri.
kiracı isimli arkadaşın yazdıklarına inanamadım. gerçekten böyleyse yazıklar olsun bize.yukardaki yazıyı yazan arkadaşıda kutlarım..şuhutun eksiklerini numara sırasına göre açıklamış..yazılanlara bende katılıyorum..bende bir şuhutlu olarak şuhutta sosyal bir hayat olamdıkça yabancıları boşverin şuhutluların bile gideceğini düşünüyorum.ne alışveriş merkezi ne sinema ne rahat rahat gidilebicek bir yer nede doğru dürüst tek başınıza oturup yemek yiyebileceğinz yer yok..olanları eleştirme amaçlı değil yazdıklarım..olmayanları eleştirmek..bir bayan tek başına gidip bir yerde oturamıyorsa bunun sebebi bakış açısı bence..ŞUHUTTA BİR BAYAN TEK BAŞINA BİRŞEY YAPAMAZ.BİR YERE GİDEMEZ..ne kadar kötü bir durum..yabancılarında rahat yaşamak için afyona gitmeleri normal bence..
Yorumu Ekleyen: nur

 ev sahipleri
şuhuttaki ev sahipleri kiraya verdikleri evin bir yedek anahtarını kendilerinde bırakıp kiracı bir yere gidince eve girip orayı burayı karıştırıyormuş. Bize Kiraya girince kilidi mutlaka değiştirin dediler.
Yorumu Ekleyen: kiracı

 Yasal Durum
Barbaros Bey, Devlet Memurları Kanununu Ek 20 Madde son derece açık. Bu madde aynen "Devlet memurlarının görev yaptıkları kurum ve hizmet birimlerinin bulunduğu yerleşme merkezlerinde (mücavir alanları dahil belediye ve köy hudutları içerisinde) ikamet etmeleri esastır. Devlet memurlarının görevini aksatmamak kayıt ve şartıyla birinci fıkrada belirlenen hudutlar dışında ikamet etmelerine mensup oldukları kurumun yetkili amirince izin verilebilir." diyor. Yani kanun görev yapılan yerde oturulmasını istiyor ama buna zorlamıyor. Memurun amiri bu konuda izin verirse memur görev yeri dışında yani Afyon'da da oturabilir. Yok Veysel Eroğlu'na şikayet etmeler, yok "nerde bu memur?" diye sanki mesai saatinde memur yokmuş gibi numara yapmalar bunlar hepsi bayatlamış kasaba kurnazlığı. Kasaba kurnazlığına karnımız tok. Amir izin verirse memur Afyon'da oturur. Amirin verdiği izine de kimse karışamaz. Amir kendisine verilen yetkiyi kullandı ve memura Afyon'da oturma izni verdi diye Veysel Eroğlu amire bir şey diyemez. Çünkü kanun çok açık. Bu konuda amir yetkili. Öte yandan memurun Şuhut'ta oturmama sebeplerini de yazmıssınız. Bunlarda son derece doğru. Bu Şuhut'ta zamanında birisi sırf yabancı olduğu için Noter'in kızına tecavüz etmeye kalkışmadı mı? O kişi Şuhut'un yerli bir ailesinin kızına bunu yapabilir miydi? Hatta ve hatta o kişiyi ayıplamak dışlamak şöyle dursun bazı şUhut'lular şikayetçi olmaması için o noteri tehdit etmedi mi? Varsın Necip Şenbaba'nın kiralık evlerine memur değil de amele girsin, varsın zaten çoğunun tarlası takkası , evi olan esnaf üç kuruş eksik kazanıversin. Bu şuhut cıfıtlığını sürdüğü müddetçe memur buradan kaçmakta haklı.
Yorumu Ekleyen: Selim