Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ( KENE)
Selam Şuhut’un sesi okurları geçtiğimiz hafta ilk sayısını yayınladığımız sağlık köşemize ilginin artacağını ümit etmekteyim, köşemle ilgili eleştiri ve tenkitlere her zaman hazırız, yakın zamanda sağlık köşesi değil sağlık sayfası olarak göreceğiniz çalışmalar eminim faydalı olacaktır. Bu haftaki yazımda da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ( KENE) sizlere anlatmaya çalışacağım. Umarım beğenirsiniz.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ( KENE)
Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da,sonra 1956 yılında Kongo’da tanımlanmış ve sonra aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır.
Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.)üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil,yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekte birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler.
Kenelerin kan emişi genellikle uzun bir süreçtir. Sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü erken bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının cildimizdeki çiziklerden yada gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde kesinlikle çıkartmak için uğraşmamalı en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurarak çıkartılması sağlanmalıdır. Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığında doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır. Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir. Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir.
Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları,otlaklar.çalılık ve yüksek otlu alanlar)uzun giysiler giyilmeli,bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır.Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalıdır.Yeşil olanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülmelidir.Hayvan besleniyorsa hayvanları dolaştırırken bu sıvı ve jellerden hayvanlara sürülmelidir.
Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için kendimiz uğraşmamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolanya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamadır. Bu tür maddeler ve yapılan hareketler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfekte sıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilirler.Sağlıklı yarınlar için sağlıcakla kalın.