_
Sizlere daha öncede bahsetmiştim, Şuhut'taki gazete denemelerimiz veya denemeleri genellikle başarısız oluyordu. Sebebi hikmetini anlamaya çalışıyor fakat kabullenemiyorduk. İşimize gelmiyordu, çünkü başarısızlığa uğradığımızı kabullenmek çok zordu.
Fakat bu sefer öyle olmadı, Şuhut'un Sesi ne karşı Şuhut halkında bir hareketlilik bir kabulleniş bir desteğin ilk ışığı, yine Şuhut'un bağrından geldi.
Çalan telefonun sesi, her zamanki sıradan telefon gibi geldi bana, telefona sekreter arkadaş baktı, Şekerbank'tan aranıyorsunuz Mehmet Bey deyince, hayırdır diye düşündüm, çünkü Şekerbankla çalışmıyordum hiçbir hesabımda yoktu.
Meraklı bir şekilde telefonu elime aldım, telefonun ucundaki ses kendini takdim etti.
-Ben Şekerbank' tan İlhan AYKANAT
-Kusura bakmayın Hangi İlhan bilemedim.
-Fort Sabri'nin İlhan(bilirsiniz sülale lakaplarıyla tanınır soyadına hala alışamadım)
-Bizim İlhan mı, sen bankada mı çalışıyorsun. (İlhan genç bir birey olmuş biz gençken o elbetteki küçüktü)
-Evet Mehmet bey bankada çalışıyorum.
-Buyur İlhan kardeşim.
-Şuhut 'un sesini siz çıkarıyorsunuz değil mi.
-Evet
-Şuhut'un Sesi için biz ne yapabiliriz size nasıl yardımcı olabiliriz.
İşte bu cümle tüylerimi diken diken etti. Aradığım özlediğim ses bu sesti. Tüm yorgunluğum tüm umutsuzluğum sona ermişti, çünkü birisinden yardım istemeden bir yardım etme sesiydi. Bu ses Şuhut 'umuzun kabullenişinin ve uyanışının sesiydi. Artık bir gazeteyi yaşatabilmek için harekete geçenler vardı. Elini taşın altına sokmak isteyen emek çekmek isteyenler vardı.
Mutluydum, hem de çok mutluydum. Teşekkürler İrfan kardeş, bir şey yapmadım deme, halis niyetin bize gereken desteği verdi.
***
BIR ÇEŞMEDE SEN YAP.
Şuhut'un Sesi olarak bazı konular olgunlaşmadan siz okuyucularımıza duyurmak istemedik, Şuhut'ta yapmış olduğumuz incelemelerde birçok çeşmenin akmadığını gözlemledik, Abdil çeşmesi, hastanenin önündeki çeşme, hisardaki çeşmede veya Sandıktaş çeşmesinde mutlaka anımız vardır. İşte bu anılardan yola çıkarak çeşmelerimizi ayaklandırmak istedik ve Şuhut'un sesi gazetesi olarak, Şuhut belediyesi ile birlikte 'Bir çeşmede sen yap' kampanyası başlattık.
Başta Şuhut Belediye Başkanlığından almış olduğumuz destek sonrasında, eş ve dostlarımızla sohbet ederken 5 çeşmenin sponsorluna tabi olan dostlarımız oldu. İlk sponsorumuz gazete çıkarken bizi destekleyeceğini ifadelendiren ve gazetemize de köşe yazarak madden ve manen destek olan Eczacı Barbaros KILINÇKAYA oldu. Şuhut sevdalıları toplantısına davet etmek için aradığım Çiftçiler Yağ Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet ÇİFTÇİ' yede fikrimi açtığımda, bir çeşmede bize yaz, 'isim önemli değil' demesi beni çok mutlu etti.
Afyon da her hangi bir organizasyon yapacağım esnada fikrini aldığım ve her zaman yanımda olup madden ve manen destek olan Hamza YILDIZ kardeşimde 3. Çeşmeye sponsor oldu. Sahile giderken devamlı ziyaret ettiğim, Nazilli'de peyzaj ve beton üzerine çalışan Sinada betonun sahibi Refik BAŞOL ve oğlu Ali BAŞOL duyar duymaz 4. çeşmeye talip oldular. Şuhut sevdalıları toplantısında duyan ve Şuhut'taki bir çok hayırda imzası olan Petek Tuğlanın sahibi Hasan ÇETİNGÜL de 5. çeşmeye talip oldu. Düşünsenize tüm Şuhut seferber oldu kampanyamıza destek oluyorlar. Ben biliyordum, Bizim Şuhut insanımızın hakkından gelemeyeceği hiçbir iş yoktur. Yeter ki amaç ve araçlar doğru olsun.
Sağlıcakla Kalın Hoşcakalın