_
DOĞRUYA DOĞRU
Hayatımdaki en büyük boşluğu meydana getiren ve her zaman bana vicdan azabı çektiren en büyük olaylardan bir tanesi olan, ilçemizde bir gazetenin olmaması artık beni rahatsız etmiyor. Çünkü Şuhut'un sesi gazetesi benim sesim olduğu gibi sizinde sesiniz oldu. Hazırlamış olduğumuz gazete ve haber portalında, haber ve köşe yazılarına gelen yorumlar bizi mutlu ettiği gibi bakış açımızı haber anlayışımızı da geliştirmektedir. Gelen yorumlar bizim çizgi olarak, kişilik olarak, yaptırım ve projeler olarak dosdoğru olmamızı sağlıyor. Aynı köşemdeki doğruya doğru bölümündeki gibi.
Galiba olacak.
ister inanın ister inanmayın ama Şuhutta gazete çıkarmak, Nasrettin hocanın Akşehir gölüne maya çalması gibi oluyordu. Artık bir şeyleri değiştirmemizin zamanı gelmişti, top yükün ülke genelindeki Şuhutluların örgütlenmesi ve bir birine sahip çıkmasının zamanı gelmişti. En az,ilçe insanımız kadar gurbette olan insanlarımızdan da ilgi ve alâka gördük, yani anlayacağınız göl maya tuttu. Allah 'ın izniyle de bu başarı sizlerden aldığımız destek sayesinde artarak devam edecek.
***
İlçemizdeki değişim.
İlçemizde elle tutulur ve gözle görülür bir değişim yaşanmakta, kurulan fidan üretim merkezlerinden tutun, keklik üretme çiftliklerinden kent ormanına kadar sanki bir şantiye durumunda, dikilen ağaçlar ve ormanların yanı sıra, su havzalarının kapalı sulama sistemine geçmesine kadar bir çok alanda ciddî bir değişim rüzgarı esmektedir.
Afyondaki şuhut'lu bürokratlarımız ise bakandan aldıkları destekten dolayı olsa gerek daha bir cesur hareket ediyor ilçemiz için projeler üretiliyor tam bir seferberlik ve uyanışın öyküsü yazılıyor. bu öyküde yediden yetmişe kadar herkes ama herkes elini taşın altına sokmakta. İstanbuldaki iş adamlarımızdan tutun, yurdun değişik yörelerinde olan bir çok vatandaşımız bir şeyler yapabilmek konusunda can hıraş çalışıyor.
***
Paşacık köyündeki vatandaşlarımızın istekleri
Selevir barajının yapımıyla birlikte, sistemlerini ve düzenlerini kaybeden paşacık lılardan bazıları devletten aldıkları istimlâk bedellerini verimli yatırımlara dönüştürürken, bazı Paşacıklı vatandaşlar ise ne olduğunu anlamadan paraların suyunu çektiğini gördüler. işte bu vatandaşlarımız 50 yıldır barajın kendilerine külfet mi nimet mi olduğunu düşüne koysunlar, atı alan Üsküdarı geçmişti. Çay ve Sultandağındaki vatandaşlarımız Selevir barajının kendilerine sunduğu nimetten faydalınırken, külfet Selevire yani paşacıklı vatandaşlarımıza kaldı.
Balıkçılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalışan köy sakinleri kimi zaman bol paradan nasiplenirken yanlış ve bilinçsiz harcamalar,ı sağlıksız yapılanmayı getirdi. Bazı köy sakinlerinin yapmış olduğu hatalar, tüm paşacık sakinlerine mal edilince sıkıntı had safhaya çıktı. Kurunun yanında yaş da yandı.
Bu gün gelinen durumda ise Bakanımız Veysel Eroğlu dan yardım bekleyen Paşacık sakinleri köylerine kurulan keklik çifliğinin yanı sıra köydeki vatandaşlara da iş, aş, ekmek olabilecek proje beklentisi içindeler. Keklik üretme merkezinin yanı sıra kendilerine de balık çifliği kurulabilmesi için, bakandan yardım bekleyen vatandaşlar, bakanlarının köye yapacağı yatırımlarlar dan umutlu bir bekleyişin içindeler.
Bazlar bölgesine yapılan evlere de talip olan köylüler biz oraya taşınalım, ama bize en az 1 dölümde toprak versinler ki bizlerde çalışalım evimize ekmek götürelim diyerek fikir üretiyorlar. paşacığın bu çaresizliğine ancak bir kişi çare olabilir oda bakanımız Veysel Eroğlu.
Hoşcakalın dostcakalın.