Amele doktor, inşaat ustası öğretmen
Bizim öğretmenler tebeşiri bırakmış ellerine parke taşlarını almışlar, buda yetmedi,başhekim yardımcımız Selim DÜZENLİ’ de el arabasıyla parke taşı taşıyor.
Olmaz, Olamaz dedim. Kendi, kendime halk dilinde amelelik diye bildiğimiz inşaat işçiliği yapıyor.
İçimden muziplik geçti bir an. Takılayım şunlara dedim. ‘Ne o maaşlar yetmiyor galiba diyecek oldum.’ Fakat çok ciddi çalışıyorlardı. Huzurlarını bozmak istemedim.
Sordum soruşturdum işin aslını öğrendim. Okulun bahçesine parke taşı döşemek için 4500 tl istemiş ustalar, bizim öğretmenlerde de, okulda da bu para olmayınca çözüm arayışına girmişler. Çözümde pansiyon müdür yardımcısı İbrahim BAYAR’ dan gelmiş.
Rahmetli dedesi de Şuhut’umuzun tanınmış ustalarından olan ve ailecek elleri bu tür işlere yatkın olan Bayar ailesinin, Gençliğinde yol yapım çalışmalarında çalışan İbrahim BAYAR ‘bana destek verirseniz ben yaparım’ demiş. Müdür yardımcısı Halil SARNIÇ ve Okul Müdürü Zekeriya UYAN dan da tam destek gelince sıvamışlar kolları.
Müdürlerinin ve öğretmenlerinin böyle çalıştığını gören personel boş durur mu onlarda başlamış çalışmaya.
Doktora ne demeli, nöbet iznini dağda bayırda, piknikte düğünde, gezmede tozmada değerlendireceğine gelip burada okul inşaatına yardımcı oluyormuş. Ne diyeyim düzen değişiyor galiba.. Var olun emi, ellerinize sağlık. Millet plajda sahilde gezerken siz çocuklarımız için böyle amelelik yapıyorsunuz yaa. Ölsem de gam yemem.
Bu olayı gazetede anlattığımda asık kabak bende patladı. Başta Genel koordinatörümüz Mehmet Abdioğulları ve tüm gazete personeli arkadaşlarım ‘Bana sen parke taşı taşımadın mı sen yardım etmedinmi? Doktor çalışırken öğretmen çalışırken sen seyir mi ettin’ deyince yüzüm kıpkırmızı oldu.
Galiba haklıydılar. Söz ama böyle bir çalışma olsun, ilk amele ben olacağım söz öğretmenlerim söz doktorum.. söz sayın Abdioğulları sözz..