VALİ GÜNER AGD’Yİ ZİYARET ETTİ

24 Ekim 2014, Cuma 15:26

     


Basın mensuplarına verdiği önemle ve onlarla olan sıcak diyaloglarıyla bilinen Vali Hakan Yusuf Güner, Ege Gazeteciler Federasyonu ve Gazeteciler Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Abdioğulları’nı makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Vali Güner; “Vatandaşın gönlüne girmeyen bir yönetici, yöneticilikte başarılı olamaz. Hele bir Vali asla başarılı olamaz. Bizim kıblemiz önce Kâbe sonrada halktır” dedi

 

Ziyarette Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürü Ali Fuad Gölbaşı, Basın İlan Kurumu Şube Müdürü Selami Çalışkan, Özel Kalem Müdürü Mehmet Özşahin, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Mehmet Kocabıçakoğlu, ilimizde yayınlanan yerel gazetelerin sahipleri, yazılı ve görsel basının mensubları katıldı. Vali Hakan Yusuf Güner, ziyaret sırasında ilk olarak Ege Gazeteciler Federasyonu ve Gazeteciler Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Abdioğulları’nı makamında, gazete sahipleri, gazeteci ve muhabirlerle teker teker tokalaşarak bir süre sohbet etti.

(FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ..)

8 il bize bağlı olarak çalışıyoruz

Ziyaret sırasında Vali Hakan Yusuf Güner’e bilgiler veren Abdioğulları; “Öncelikli olarak derneğimize hoş geldiniz. Bu dernek aynı zamanda Ege Gazeteciler Federasyonunu ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunu temsil etmektedir. Biz Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Yönetim Kurulundayız. Aynı zamanda Ege Gazeteciler Başkanlığı görevini de biz yürütüyoruz. Şu anda 8 il bize bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Konfederasyon olarak 81 ilin 76’sında örgütlendik. Toplamda ilçelerle birlikte 225 üyemiz var. Allah izin verdi ve biz göreve geldikten sonra Afyonkarahisar Belediyemizle birlikte TOKİ Konutları ile ilgili bir projemiz var. İnşaatlar başladı. Her ne kadar ikna etmeye çalışsak da yeterli katılımı sağlayamadık. Çünkü biz de maaşlar biraz düşük. Düşük olduğu için o bütçeyi oluşturamadık. Onun haricinde Basın Enformasyon İl Müdürlüğümüzle birlikte Avrupa Bakanlığıyla Leonardo Da Vinci projemizi gerçekleştirdik. Türkiye genelinde 40 yerel medya mensubunu Belçika, Hollanda, Danimarka gibi ülkelerde misafir ettik. Proje kapsamında bizim 4 tane kontenjanımız vardı. İzmir’de mesela 3000’e yakın gazeteci var, bizde de 225 kişi var ama 4 kişi bizden gitti 4 kişi onlardan gitti. Ayrıca Zafer Kalkınma Ajansımızla sosyal medyada eğitim programı düzenledik. Allah izin verirse sizin o çağrınızı da bizler hazırlıklıyız zaten. Burada bir sosyal tesis oluşturduk. Yalnız o sosyal tesisin maalesef ve maalesef kirasında çok zorlanıyoruz. Bu anlamda da sizin katkılarınızı da bekliyoruz. Yani ne yapılabilir olabilirlik ölçüleri doğrultusunda desteklerinizi bekliyoruz”dedi.

 

Basın giriş katta olmak zorunda

Daha sonra makamda konuşan Vali Hakan Yusuf Güner; “Öncelikle çalışmalarınızda başarılar diliyorum, hepinizi tebrik ediyorum. Ben tabi buradaki bu kardeşlerimizin oluşturduğu birlikteliğin bölge birlikteliği olduğunu bilmiyordum. Onu da öğrenmiş oldum. Yani Afyon’da bir dernek ama bu derneğin bölgesel bir dernek olduğunu bilmiyordum. Mutlu oldum. Tabi gönül ister ki 7. Kattan biraz daha biraz daha giriş katlara burayı taşıyalım. Çünkü basın giriş katta olmak zorundadır. Halkın temas edeceği noktada olmak zorundadır. Bir kere burada yapılması gereken en önemli proje bence budur. Madem bu kadar bölgesel bir konsepti oluşturuyorsunuz ve bu anlamda sadece Afyon’u değil Ege’nin birçok ilini kucaklıyorsunuz sizin 7. Katta olmamanız lazım. Düz ayak herkesin ulaşabileceği ve uğrayacağı yerde olmalı. Çünkü halkla basının teması şart. O organizasyon da temas şart. Daha göz önüne taşımak lazım. Sizin önerileriniz olursa destek olma, katkı sağlama anlamında biz o önerilere açığız. Mesela bakın bizim Valiliğin arkasındaki iş hanında gazi ve şehit kardeşlerimiz için çok güzel bir mekân oluşturulmuş. Hem düz ayak, hem göz önünde, hem de halkla iç içe yani madem siz yerel bir organizasyon değiliz biz sadece 1-2 yeri temsil eden bir organizasyonuz değiliz diyorsunuz sizin daha düz bir yerde belki bir ana cadde olmaz ama düz bir yerde olmanız gerekir bence. En önemli hedefiniz bu olsun” dedi.

 

Devlet disiplini gerektirir

Abdioğulları’nı makamında ziyaretinin ardından Afyonkarahisar hakkındaki görüşlerini ve ilimiz için kendisinin neler yapacağını, şimdiye kadar neler yaptığı hakkındaki görüşlerini basın mensupları ile paylaşan Vali Hakan Yusuf Güner; “Öncelikle sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu ziyareti daha önce tasarlamıştık, ama bazı programların çakışmasından dolayı nasip bu günmüş. Şimdi siz değerli basın mensupları ile bir araya geldik. Bu ziyaretimiz inşallah hayırlara vesile olur. Sizlerin de bildiği gibi devlet yönetimi; devlet terbiyesi ve devlet disiplinini gerektirir. Bu çerçevede ben Türkiye’nin zamanındaki en genç Valisi olarak çocuk yaştan itibaren bu devletin ocağında yetiştim. Benim yönetim tarzım halk öncelikli, halkçı bir yönetim tarzıdır. Yalnız yönetim anlayışını devlet terbiyesi ile mücehhez edinmiş bir yönetim tarzı anlayışıdır. Bu çerçevede her yiğidin bir yoğurt yemesi vardır. Böyle olmasaydı bu kadar basın mensubuna ve bu kadar gazeteye gerek kalmazdı. Herkesin kendisine ait nüansı vardır. Yöneticiler için de böyledir. Bu düşünce içerisinde yaklaşık 110 gündür Afyonkarahisar’dayım. Sizler beni tanımaya çalışıyorsunuz. Bende sizleri tanımaya çalışıyorum” dedi.

 

Çok büyük şanslar var

İlimizin çok güzel bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin istenilen bir şekilde kullanılamadığını kaydeden Vali Güner; “Bu çerçevede yaklaşık 110 günlük çalışma süresi içerisinde Afyonkarahisar’ın çok güzel bir potansiyele sahip olduğunu, ancak bu potansiyelin arzu edilen şekilde kullanılamadığını müşahede ettim. Bu kapsamda çok büyük şanslar var. Şehrin şansları başta ulaşım, turizm, jeotermal, tarım hayvancılık, akabinde Afyonkarahisar’lıların girişimcilik ruhu, Afyonkarahisar’ın doğru siyasi konsepti okumaları ve doğru siyasi konsepte yer almaları olarak özetleyebilirim. Mutlaka gazeteci olarak istihbarata sahipsiniz. Bizler bu devlete 27 yıldır hizmet ediyoruz. Bu anlamda herkes bizi tanır. Bu süre zarfında gerek Kırıkkale ve gerek Tunceli Valiliği görevimden dolayı herkes bizi tanır. Kırıkkale basının çok güçlü olduğu bir ildir. Kırıkkale’den sonra Tunceli’de basının bir bürokrat için en zor anlaşılabilir olduğu bir yerdi. Ama hepsiyle de güzel bir sistem ve güzel bir diyalog ortamı kurduk. Bizden önceki Valilerle mahkemelik olan basın mensupları ile bizler kardeş olduk. İnsanların kim olduğu ve ne olduğu beni ilgilendirmiyor, sadece basın mensubu olmaları beni ilgilendiriyor. Bu çerçevede biz devlet olarak devlet terbiyesi ile herkesi kucaklayacağız. Bizim gönül bahçemizde her güle ve her bülbüle ayıracak güzel bir yerimiz var. Ne yaptığımızı bilinçli ve şuurlu bir şekilde yaparız. Hiçbir şekilde işlerimizi tesadüflere bırakmayız. Hiçbir zaman yönetilen bir Vali olmadım. Hep yöneten bir Vali oldum. Yönetenle yönetilen Vali arasında çok büyük bir fark vardır. Daima halkın yanında yer aldım. Halka sadece kapılarımı değil, gönlümü de sonuna kadar açtım. Bu çerçevede Afyonkarahisar’a geleli yaklaşık 110 gün oldu.

 

Elini sıkmadığım muhtar kalmadı

Kedisinin hızına yetişebilecek başka bir olmadığının altını çizen Güner; “Eğer benim rekorumu egale edecek babayiğit varsa geçmiş veya gelecek buraya davet ediyorum. Elini sıkmadığım ve derdini dinlemediğim muhtar kalmadı. Gitmediğim ilçe ve tespit etmediğim sorun bağlamında dinlemediğim köy kalmadı. Köyler ve muhtarlar bizim can damarlarımızdır. Bu bağlamda tespit ettiğimiz bütün talepleri maddeler halinde ilgili kurumlar ile eşleştirerek, belirli bir tarih vererek, talimatlandırdık ve bu süre içerisinde bunların gereği yapılıp, geri dönüşleri kaymakamlar aracılığıyla ilgili muhtarlar tebliğ edilecektir. Vatandaşın gönlüne girmeyen bir yönetici, yöneticilikte başarılı olamaz. Hele bir Vali asla başarılı olamaz. Bizim kıblemiz önce Kâbe sonrada halktır. Bizim yanımızda yer almak isteyen zenginlere buradan sesleniyorum. Fakirin yanında yer almak isteyen zenginler, bizim yanımızda kendilerine yer bulabilirler. Bu çerçevede tüm Afyonkarahisar’lıların yanında yer alan bütün zenginlerimizi bizlerin yanında yer almaya davet ediyorum. Bu çerçevede ilimizde zenginlerimizin ve hayırseverlerin halkı kucakladığını da memnuniyetle müşahede ediyorum. Ancak Afyonkarahisar’da maalesef bazı şeyler parçalı hale gelmiş. Sizlerde basın mensupları olarak bunu tespit ettiniz ve onu telafi etmeye çalışıyorsunuz. Özellikle hayır ve hasenat konusu. Çok suistimal edilen ve farklı konseptlerde değerlendirilen konu haline gelmiş. Bununla ilgili sosyal bir proje hazırlayacağım. Bütün dernek ve vakıfları bu çatı altında toplayacağım. Ben bu çatının içerisinde yer almayacağım. Bu çatının altında o derneklerin temsilcileri yer alacaklar. Biri bir derneğe gidip oradan yardım alıp, diğer derneklerden de yardım alamayacak, o kişi yardımlarla yan gelip yatamayacak ve sanayici iş adamımız çalışacak eleman aramayacak. Bir kere önce işçilerle, iş verenlerle, dernekler ve yardıma muhtaç kişileri bir araya getireceğim. Bir ilk müdahale birimi oluşturacağız. Aynı SYDV gibi bu kurumun sivil bir ayağı olacak. Afyonkarahisar sivil insiyatif ayağını oluşturacağız. Bu anlamda yardımlaşma ve hayır hasenatta birlik ve beraberlik olaşacak. Aynı zamanda kişiyi işe tevdi etme, iş sahibi etme, sosyal destekleri ailesine, eşine sağlayıp onu üretken hale getirme konseptini de oluşturmaya çalışacağız. Bu en önemli sosyal projemiz içerisinde olacak. Yaklaşık 110 gün içerisinde 10 tane temel proje oluşturdum. Bir örneklik teşkil etsin ve müdürler ve STK’lar beni anlasın diye. Bunları da Sayın Bakanımıza paylaşarak yaptım. Çünkü şehrimizin bir Bakanı var” diye konuştu.

 

Her şeyi bakana danışıyorum

Her şeyi Bakan Eroğlu’na danışarak yaptığının belirten Vali Güner; “Her şeyi Bakanımıza danışarak yapıyorum. O da çok mutlu oldu. Bayram programında kendisi bu projeleri açıkladı. Aynı zamanda bu işin sahiplenmesi ve kucaklanması bağlamında bir mesaj oluştu. Bakanımız sizin memleketinizin bir evladı. Türkiye’de her ilin bir Bakanı yok. Çünkü 21 Bakan 81 ilimiz var. Bizim bu çalışmalarımıza Sayın Bakanımızın destekleri olacak. Hep birlikte sizlerle birlikte el ele, gönül gönüle çalışacağız. Fakat ‘himmete muhtaç dede gayriye ne himmet ede’ diye bir laf vardır. Bende şu anda kendimi himmete muhtaç biri olarak hissediyorum. Oturduğum yer beni yansıtmıyor. Çalışacağım yer benim felsefemi yansıtmıyor. Ben kendimi yerleşmemiş, ben kendimi bimekan olarak görüyorum. Ki nasıl himmet edeceğim. Geldiğim günün akşamı, göreve başladığım ilk gün, ben Hükümet Konağına gittim. Çünkü mevcut yer beni anlatan ve benim kafamdaki yer değil. Yani ne modern, nede klasik. Hiç benim tarzıma uymayan bir yerdir. Şimdi bir sistem oluşturacağım ama taşınma gibi bir durum söz konusu. Daha eve gitmeden, daha yatacağım yeri görmeden öncelikle çalışacağım yeri gördüm. Ve hemen bir talimat verdim. Dedim ki ’29 Ekim Cumhuriyet Bayramında ister bitir, istersen bitirme, sen bitirmezsen ben seni bitiririm.’ Ben burada olacağım demiştim. Tasfiye etmek zor değil kardeşim, iki satır yazar çıkarırız. Bizim köyleri ziyaret etmemizin de sebebi bu oldu. Burada dursam buradaki sistem benim sistemim değil. Durmasam ne yapmam lazım. Dedim tüm şu kılcal damaları bir göreyim. Bu amaçla bütün köy muhtarları ile bir araya geldim. Burada istek, talep, önerileri ve teşekkürleri hakkında bir değerlendirme yaptım. Temel olarak köy muhtarlarımızdan köylerimizin ihtiyaçlarının bazılarının karşılandığını ve bazılarının da karşılanmadığını öğrendim. Kapanan belediyeler hususun da köye dönüşen yerlerin çok büyük sitemleri var. Devlete, millete, herkese, o sitemi de anladım ve izah ettim. Onları iki yıl içerisinde köylerin hizmet beklediği sisteme oturtacağız” dedi.

 

Köyler için üç tane projemiz var

Köy ve ilçelerle ilgili üç tane projelerinin olduğunu söyleyen Güner; “Köylerle ilçelerimizle ilgili 3 tane projemiz vardır. Birincisi; vatandaşlar ve muhtarlar her sene birebir dinlenip neler yapılmış neler yapılmamış ve neler yapılacak bunlar tespit edilecek. İkincisi su israfına yönelik, çünkü dünyada büyük bir kuraklık söz konusu, bu durum ülkemize de yansımış bulunmakta. Elektronik su sayaçlarının köylerde kullanılarak Afyonkarahisar’daki şehir konseptiyle köy konseptinin eş değer hale getirilmesi, üçüncüsü de düğünlerde silah atma şeklindeki palyatif yaklaşımın, kötü ve cahiliye geleneğinin yatırımlarla teşvik edilerek düğün salonları gibi halkın kendi kendini dönüştürmesinin sağlanmasıdır. Köylerle ilgili, ilçelerle ilgili olarak Özel İdare bağlamında temel projelerimiz bunlar olacaktır. Ama bunun dışında her kahvehane bir kütüphane gibi olması için her kahvehaneye bir kütüphane kuracağım. Bunu göreceksiniz zaman içerisinde oluyor mu olmuyor mu. Bir çok projemiz var şu anda olgunluk aşamasında olduğu için paylaşmak istemiyorum ve paylaşmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ama şunun bilin Afyonkarahisar emin ellerde. Fıkra dönemi, hikaye dönemi bitti çalışma dönemi başladı. Buradan çağrım şu bana uyum sağlayan uyum sağlasın, uyum sağlamayan çeksin gitsin bu şehirden, benim sırtıma kambur olmasın yanlış mıyım. Basın olarak eğer bu şehirde bir şeyler üreteceksek insanlar bazı şeylere talipse hep beraber gerçekleştireceğiz. Buna basın da destek olacak, şehrin siyasetçileri de destek olacak, şehrin zenginleri de destek olacak ve istenmiyorsa biz istemedik diyecekler. Bizde mazoist değiliz kimseye zorla bir şey yaptıramayız. Zorla enjekte etsek bile bir adam istemiyorsa nüfus edemez. Bu açıdan basının desteği, basının yardımı bizim için çok önemlidir. Afyonkarahisar çok mu kötü bir durumda hayır Afyonkarahisar çok iyi bir durumda. Ama üstü örtülü bir hazine, üstü kısmen açılmış daha fazla açılıp o hazinenin daha fazla ortaya çıkarılması gerekiyor. Benim dönemimde bürokrasi üreten, kalemle kağıt arasına sıkışan bir bürokrasi olmayacak. Şimdiden buradan çağrı yapıyorum kendileri ayaklarını denk alsınlar, kendilerine yeni yerler yeni alanlar arasınlar, eğer böyle zihniyeti olan varsa kimse kusura bakmasın biz burada kimseyi rahatsız etmeye, kimseyi üzmeye, kimseyi incitmeye gelmedik. Ama kimseye de bu şehrin bize emanet edilen kaynaklarını sömürmeye kaynaklarını israf etmeye üstünü örtmeye müsaademiz olamaz.

Sinek problemini çözeceğiz

İlimizin sinek problemini çözme noktasında proje hazırladıklarını kaydeden Güner; “Afyonkarahisar’da bir sinek problemi var değimli, sinek problemi yok diyen var mı burada. Peki ne yapılıyor, yapılması gerekenleri kim yapacak gökyüzünden uzaylılar mı gelecek, biz yapacağız ne yapılması gerekiyorsa. İlimizde üretim olmayacak mı üretimde olacak, yumurtada olacak hepsi olacak hayvancılıkta olacak. Bununla ilgili proje hazırladık bunları hep Sayın Bakanımızla paylaşıyorum, Sayın Bakanımızla değerlendiriyoruz. Tüm bunları hayata geçireceğim inşallah. Bir adamın varlığı ile yokluğu arasındaki fark yaptığı işlerle ortaya çıkar, oturup muhabbetiyle, yemek yemesiyle ortaya çıkmaz. Biz buraya muhabbete gelmedik, çalışmaya geldik, çalışmak isteyenleri de bizim yanımızda yer almaya davet ediyorum. Her konuda, her anlamda basınında sunacağı projeler bizim için önemli son derece değerlidir. Basınında paydaşlığı son derece önemli ve değerlidir. Bu anlamda insan olarak kimseyi incitmem ama devlet ciddiyeti ile devlet işine bakarım. İkisini bir birinden ayırırım, benimle eğer dini konularda da sohbet etmek isteyen varsa sabaha kadar sohbet ederim, öğrenmedikleri şeyleri de nasıl öğretileceğini gösteririm. Bu konuda da mütevazi oluyorum ama bunları bir birine karıştırmamak lazım. Biz buraya bu şehri yönetmeye geldik, bu şehri seyretmeye, bu şehirde keyif yapmaya, dedikodu yapmaya da gelmedik. Onun için biz gururla çalışacağız. Geldiğim gün aynı şeyi söyledim, şu anda aynı şeyi söylüyorum, ne zaman giderim bilmiyorum gittiğim günde aynı şeyi söyleyeceğim. Bu çerçevede sizin desteğiniz, basının katkısı, basının vereceği güç, radyonun vereceği güç, internet sitelerinin vereceği güç bizim için önemlidir. Ama biraz daha zamana ihtiyacım var. Hem halkın bizi tanıması buradaki insanların bizi tanıması gerekir.

 

Halkın bizi algılaması gerekir

Buradaki halkın kendisini algılaması için zamana ihtiyaç duyduğunu belirten Güner; “Buradaki insanların bizi algılaması gerekir. Böyle konuşunca insanlar tedirgin oluyorlar, eyvah diyorlar, ne yapacağız biz, ne olacak nereden çıktı bu adam diyorlar, belayı satın aldık diyorlar. Yani bizim kimseyle problemimiz olmaz, kimseyi incitmeyeceğiz, kimseyi en ufak bir şekilde rahatsız etmeyeceğiz. Bizim amacımız çalışmayla ilgilidir. Çalışacaklar bizim yanımızda yer alsın diyorum, bizim konseptimiz bu diyoruz. Bu anlamda şehrimizde oluşturduğumuz 10 projenin startını verdik. Onun çalışmaları yapılıyor. Her 6 ayda bir basın dahil olmak üzere, şehrin eşrafları ve diğer STK’lar dahil olmak üzere değerlendirme toplantısı yapacağız. Bu değerlendirme toplantısını da şehirle paylaşacağız. Şehirle birlikte şehre bir şeyler yapacağız. Bu şehirde Vali iyi, şehir kötü olmayacak. Şehri iyi Valisi de iyi olacak. Bu şehirde Vali kötü şehir iyi olmayacak. Şehirde kötü Valide kötü olacak. Yani hep beraber bazı şeyleri gerçekleştireceğiz. Onun için böyle tecrübeli basın mensuplarının bizlerin yanında olması, bize destek olması ve genç kardeşlerimizin de bizimle hemhal olması çok önemlidir. Biz bu şehrin namusunu, bu şehrin vakarını ve bu şehrin maneviyatını temsil ettiğimizi düşünüyoruz. Bunun aksini düşünen varsa ispat etsin. Bu şehrin bayrağını, sancağını taşıma görevi Valiye verilmiştir. Bunun anlamı budur. Ben bu şehrin daha iyisine layık olduğunu, daha güzeline layık olduğunu ve daha büyük güzelliklere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Siyasete girme gibi bir niyetim yok bunu da ifade etmek istiyorum. Bu söylediklerim kesinlikle yanlış anlaşılmasın. Bizim bu söylediklerimiz devlet terbiyesi içerisinde, devlet bürokrasisinin içerisinde gerçekleştirilecektir. Siyasetçinin önünü açacağız, halkında önünü açacağız. Bu şekilde yapacağız. İnşallah sizlerin katkıları ve destekleri bize güç verecek, sizlere de bu anlamda teşekkür ediyorum” dedi. Ziyaretin sonunda Gazeteciler Dayanışma Derneği hatıra defterini imzalayan Vali Hakan Yusuf Güner, büyük fedakârlıklarla görevini yerine getiren ve kendisinin fotoğraflarını çeken basın mensuplarının fotoğrafını çekerek ziyaretini tamamladı.

 







 
Son Eklenen Haberler