YİNE HAİN SALDIRI, YİNE ŞEHİTLERİMİZ YÜREĞİMİZ YANIYOR

1 Kasım 2011, Salı 17:24

     

Bölücü örgüt hain saldırılarına büyük bir hızla devam ediyor. Asker, polis, sivil, çocuk demeden herkese alçakça saldıran gözü dönmüş caniler, bu kez Çukurca ve Yüksekova’da saldırı düzenledi. Bu saldırılarda 26 askerimiz şehit olurken, çok sayıda da yaralımız var. Hainlerin Güroymak’ta düzenlediği saldırıda 5 polisimiz şehit olmuş, biri bebek 4 vatandaşımız da yaşamını yitirmişti. Son dönemde iyiden iyiye azan bu eli kanlı örgüt, Türkiye’deki yönetim zafiyetinden dolayı dilediği gibi at koşturmaktadır. Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya, huzurunu dinamitlemeye, ülkemizi bölmeye kastetmiş olan bu vicdansız kişiler, hareket alanını giderek genişletmektedir. Terörle etkin mücadele yapılamadığı her terör saldırısının ardından bir kez daha görülmektedir. Yüreğimiz yanarken, bu kan emicilerin ülkemizin dört bir köşesinde cirit atması, her türlü saldırıyı elini, kolunu sallayarak gerçekleştirmesi büyük bir skandaldır. Her gün ocaklar sönerken, milyonlarca insanın yüreği dağlanıp, gözlerden akan yaşlar sel olup giderken, alınan önlemlerin yetersiz olması görünen gerçeklerdir. Siyasi erkân, terörün bu noktaya gelmesinde öz eleştiri yapmak zorundadır. Bu günlerden öncesine bakacak olur isek azamiye inen terör saldırılarının, bugün tavan yapması derinlemesine ele alınması gereken bir konudur. PKK açılımına dönüşen sözde demokratikleşme süreci, Habur’ da yaşananlar, teröristlere gösterilen iltimaslar terörün bugünkü noktaya gelmesine zemin hazırlamıştır. Siyasiler tarafından, her saldırı sonrasında atılan nutuklar, arkası arkasına yapılan toplantıların terörü sonlandırmaya yetmediği artık görülmelidir. ’Türk ordusu güçlü, tüm ülkeleri korkutacak güce sahip’ sözünün gerçekliğini bu dünya ya göstermenin zamanı geldi de geçiyor. Terörü tamamen ortadan kaldırmak için topyekün bir mücadele yapılmalıdır. Bu noktada sadece hava harekâtı sonuca ulaşmak için yeterli değildir. Türkiye teröristlere karşı kara harekâtını hızlandırarak, bölücü örgüte yardım ve yataklık eden sınır ötesindeki inler bir an önce kurutulmalıdır. TBMM’de Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olduğunu iddia eden, ancak terör örgütüne yardım ve yataklık eden, terör örgütünün arka bahçesi olan, sözde bir siyasi parti bulunmaktadır. Ne bu siyasi parti, ne de bölücü örgüt Kürt vatandaşlarımızı temsil etmemektedir. Bin yıldır devam eden Türk-Kürt kardeşliğine kurşun sıkmaya çabalayan bu guruplara millet olarak izin vermemeliyiz. Günden güne palazlanan bu örgüte Türk milleti olarak en güzel cevabı birlik ve beraberliğimizi koruyarak vermeliyiz. Bu noktada Hükümet, terörü bitirmek için cesur ve kararlı adımlar atmalıdır. Gözünü karartarak, her türlü girişimde bulunmalıdır. Terörü büyüten ülkelere karşı en sert tavrı göstermeli ve terörü, teröristleri cesaretlendiren yaklaşımlar sergilemekten vazgeçmelidir. Teröre ve bölücü örgüte yardım ve yataklık eden; siyasi, sosyal, finansal destek olanlara karşı en sert tedbirler alınmalıdır. Bunlara sıfatı, konumu ve görevi ne olursa olsun hak ettikleri şekilde muamele edilmelidir. Müttefik olduğumuzu sık sık dile getiren, ancak terörle mücadelede bizi yalnız bırakanlara karşı; Gerekirse tavrımızı anında koymayı bilmeliyiz. İktidar bu gerçeği bilerek, terörle mücadelede yol haritasını çizmelidir. Milletimiz terör nedeniyle diken üstünde yaşamaktadır. Sokağa çıkarken bile tereddüt eden, başına bir şey geleceği endişesi yaşayan vatandaşlarımızın devleti tarafından korunduğunu bilmeye ihtiyacı vardır. Tüm dünyanın bilmesi gereken şey; Kimse milletimizin sabrını sınamaya kalkmasın. Bu millet en zor, en karanlık günlerinden bile birlik ve beraberlikle çıkmıştır. Milletimiz bugün de teröre karşı tek ses, tek yürek olarak son nefesine kadar mücadele edecektir. Bugün karşılaştığımız, tüm ülkemizi derin üzüntülere sevk eden hain saldırılar sonucu şehit düşen vatan evlatlarımıza yüce Allah'tan rahmet, başta ailelerine olmak üzere bütün milletimize baş sağlığı ve sabırlar dilerim. En derin saygılarımla






.  
Son Eklenen Haberler