ÇANAKKALE OLABİLECEKMİYİZ..

22 Mart 2012, Perşembe 15:09

     

Bir haftadır, tüm medyada Çanakkale destanı ve Çanakkale de yapılan toplantılardan bahsediliyor. İmrenerek ve gıpta ederek izliyorum. Kimi zaman duygulanıyor Çanakkale ile gururlanıyor kimi zaman ise kıskanıyorum. Allah için Zafer yürüyüşü adı altında yaptığımız veya birileri tarafından yapılan organizasyonu nasıl ilgi çeker ve bu yükün altından nasıl kalkarız diye müteakip defalarla kafa yordum, bu fikirlerimi de etkin ve yetkin kimselerle paylaştım. Bizim Çanakkale gibi ses getiren organizasyonlara imza atabilmemiz için gerekli olan, Gönüllülerden oluşan ve sivil toplum örgütlerinin başını çekçeği bir komite, bunu kimi zaman kent konseyi adı altında dillendirdik, kimi zaman sivil toplum örgütlerin söz sahibi olduğu ve ismin çok önemli olmadığı her toplantıda dillendirmeyi vazife edindik. Geçtiğimiz günlerde genç bir arkadaşımdan aldığım telefon ile bu heyecanım yenilendi, arayan arkadaşın her ne kadarda siyasi bir kimliği olmasına rağmen, siyaset üstü birkaç arkadaşla bir araya gelmişler ve ne yapabiliriz de bu organizasyonu ses getirir hale getirebiliriz diye fikir sordular. Arayan arkadaş, Harun Akkaya, idi yanına Mehmet kahraman gibi değişik partilere gönül vermiş birkaç arkadaşı da almış, biz bu organizasyonu siyaset üstü bir platforma nasıl taşırız diye kafa yoruyorlardı. Kendilerini bu girişimlerinden dolayı, takdir ettim, aralarında sağcı, solcu, ülkücü, hatta her hangi bir parti sempatizanı olmayan ama Şuhut sevdalısı olan gençler vardı. Takdir ettim, kutladım gençleri, biz büyüklerin bir araya getiremediği uç düşünceleri, Şuhut İçin varız sloganıyla aşmışlar ve hep birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, kendileriyle fikirlerimi paylaştım, onlar ne zaman lanse etmek isterlerse ederler. Sözün özü olarak ta gençlerin başlatmış olduğu bu davaya tüm Şuhut olarak sahip çıkmalı ve destek olmalıyız, zafer yürüyüşü her hangi bir siyasi düşüncenin ve siyasi partinin tek elinde olmamalı, zafer yürüyüşü 7 sinden 70 işine kadar tüm Şuhut’un desteklediği ve benimsediği bir organizasyon olmalıdır. Gençlere son olarak ta Avcılar Derneğini örnek gösterdim, mutlaka bu sivil toplum örgütünün örnek alınması gerektiğini her kurum , her oluşumun en az onlar kadar hizmet etmesi gerektiğini ifadelendirdim. İnşallah dolu dolu bir zafer haftası geçirir ve en az Çanakkale kadar önem arz eden ve kurtuluş savaşının kazanıldığı bu topraklara hak ettiği değeri kazandıran bir organizasyon olur. Hoşcakalın ve dostcakalın.


.



 
Son Eklenen Haberler