google.com, pub-8113579863566713, DIRECT, f08c47fec0942fa0

DOĞRUYA DOĞRU

22 Haziran 2016, Çarşamba 13:11

     


VUR EMRİ GİZLİ

İMAMDAN GELDİ…

İMAMLIK KESMEDİ, MADRABAZLIK KESMEDİ, YOKSA SENDE MAFYALIKTAMI VAR?

 

Geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar emniyetimiz tarafından,  paralel yapı operasyonuyla alakalı başarılı bir dizi çalışma yürütüldü.

 Bu çalışmalar esnasında malum medya tarafından, mahkeme süreci ve dava bitmeden bazı iş adamlarımızın suçluymuş gibi teşhir edilmek istenmesi,  gazetesini ve kendisini emniyet ve yargı yerine koyması,  Afyonkarahisarımızın ilkeli ve dürüst gazetecilerinin dikkatinden kaçmadı. Oyunu bozmak için bazılarımız köşelerinde bazılarımız haberlerinde, bazılarımızda sosyal medya yoluyla bu şahsın kirli emellerini ortaya çıkardık.

Allah’tan, emniyetimiz ve yargıçlarımız bu şahsı dikkate almadı, yasal süreç kendi halinde seyretti. Malum şahıs ise yaptığıyla devletin ve milletin yanındaymış görüntüsü vererek paralel yapıyla olan ilişkilerini saklamaya kamufle etmeye çalıştı.

 

Elbette ki tarih şaşırmadı ve cesur gazetecilerden bir tanesi arşivleri deşeleyerek, Malum şahsın paralel yapıyla olan ilişkisini ve malum şahsın kendi gazetesinde paralel yapıyla olan ilişkilerini anlatan yazıları neşretti.

Malum şahıs buna rağmen susmadı, şımarıklığına ve terbiyesizliğine devam etti, hatta o dönem de sevgili eniştesinin makamını ve konumunu kullanarak birçok kirli işini örtmeyi ve devlet kademesindeki üst düzey bürokratları etkilemeyi başardı.

Bizleri paralel yapının parçasıymış gibi gösterip, hatta destekliyormuşuz gibi bir izlenim yaratıp sinsi planlarını uygulamaya devam etti.

Hatta o kadar ileri gidecek ve ilimizdeki bazı siyasileri, hatta ilimizde olmayan bürokratları bile hedef yapacaktı. Hesap etmediği ise gerçek gazetecilerdi.

 

Elbette ki bu oyun çabuk bozuldu, Afyonkarahisar’ın kantarının belinde olduğunu unutan bu malum şahıs, belden aşağı iftiralarına ve bu meyan da ki yazılarına devam etmesine rağmen,  eniştesinin makamını ve şeytani zekâsıyla bazı Devlet büyüklerimizi etkilemeyi başarmıştı fakat oyun çabuk bozuldu.

 

Ülkemizin ve siyasi konjektörün hassasiyeti nedeniyle efendiliğini ve beyefendiliğini koruyan Afyonkarahisar medyamız, devletinin ve milletinin yanında olduğunu, bu tür madrabaz, sahtekâr ve üçkâğıtçılara fırsat vermeyeceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

 

APTAL CESERATİ CÜRETE BAK.

İlimizin sayılan sevilen ve sözüne itibar edilen gerek iş dünyasındaki dürüstlüğü ile, gerek aile yaşamıyla, gerekse medya alanındaki ilkeli ve tarafsız kişiliği ile eline su dökülemeyecek olan Hacı Hakkı ÖZSOY Abimiz, Rahmetli Dr. Aygen’den almış olduğu bayrağı, zirveye taşıyarak, şehrin tarihçesini tutmayı ve aynı zamanda kanaat önderi olmayı hak eden duayen insan olmayı başardı.

Bizlere Ahilik kültürünü aşılayan, kocaman bir aile olmamıza katkı sunup onca işinin arasında her zaman yanımızda dimdik duran; Şehirdeki küsleri barıştıran, sorunları çözen, yaraları saran, giderilebilir hatalarımızı örten, ara sıra öğretmenlik eden bu güzide insan, devletine ve milletine bağlılığı ile bizlere örnek oldu.

İncelsek de doğruluktan ayrılmamamız, şerre karşı dimdik durmamız gerektiğini, ilim ve irfan sahiplerini korumamızı, ekmek veren kapılara sahip çıkmamızı, yetim ve mazlumları gözetmemizi bizlere nasihat eden abimiz, bir süredir ayağına takılan çakılla uğraşıyor.

Hoş hata  bizde  böyle güzel bir insanı, gereksiz ve lüzumsuz bir insanla karşı karşıya getirdik, demek ki biz dersimize iyi çalışmadık ki, iş başa düşmüş.

Hacı Hakkı ÖZSOY bizlere her zaman yol göstermiş ama hiçbir zaman mızmızlanmamış, hiçbir zaman sorunlarını bizlere anlatmamış bir insandır. Bu olayı da yine kendisi anlatmadı,  biz kuşlardan duyduk.

 

YENİ İMAJ VE MAFYALIK.

Geçtiğimiz günlerde bir dostum, madrabazının keşkek istediğini hatta hatırı sayılır bir abinin bahçesinde organize olunabileceğini,  bıraktığı püsküllere dua okutturacağını bu organizasyonunda kendisine verildiğini ifade etti. Bende olabileceğini madem böyle hayırlı bir işe sebep olacaksan keşkeği de Şuhut’ta ben yaptırıvereyim diyerek şakalaşmıştık. Zannettik ki madrabaz uslanıyor zannettik ki elini ayağını pis işlerden çekecek, amma nerde bizde o şans.

Madrabaz yeni imajını yeni hedefleri için yapmış, hepsi mafyalığa soyunmak içinmiş. Gene yanılttı bizi gene hayal kırıklığına uğradık, Anladık bu testi kendi yolunda ilerleyecek.

 Aptal madrabaz bu duayen abimizi  ölümle tehdit etmiş. Vay salak vay, vay madrabaz vay, artık medya yoluyla şantaj tehdit, hokkabazlık düzenbazlık bitti. Yeni imajınla Mafyalığa mı soyundun?...

Bilmez misin ki seni bile bu insan korudu yıllarca, bize durun susun mesleğimizi teşhir etmeyin, çoluğu var çocuğu var, iyi kötü ailesinin suçu yok diye bizlere hep fren oldu. Yoksa elindeki tek oyuncak olan tabelanı şimdiye kadar alırdık. Bilmez misin seni sokakta gezdirmezdik, bilmez misin eniştene zarar gelmesin diye frene bastık, bilmez misin, alınan yatlara katlara göz yumduk, bilmez misin prodüksiyon şirketlerini görmemezlikten geldik. Verilen tavizlerin hepsi acaba uslanır ıslah olur musun diyerek!... Anlaşılan seni, gizli imamlıkta tatmin etmedi. Madrabazlık hiç tatmin etmedi, şimdi mafyalık mı tatmin edecek.

Otur oturduğun yerde, elindeki oyuncakla oyalan, attırma tepemizi….  

Değil vurmak, kılına zarar gelse bu saatten sonra senden biliriz.

 

 

******************************

Böyle bir yazıyı bir fıkrayla süsleyelim ki birazda gülelim.

Temel Amerika’ya gitmiş, işsiz güçsüz günlerce gezmiş bir baltaya sap olamamış, tam ümidi kesecekken gittiği bölgede siyah elbiseli ve kara sakallı adamların bir restoran yemeklerini yiyip  içip, eğlendikten sonra hesap ödemeden çıktıklarını görmüş.

Hemen bir mağazadan siyah takımlar almış, siyahta bir gözlük takmış, lokantaya girmiş, günlerce aç kalan midesini tıka basa doldurmuş, gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlenmiş, artık eve gitme zamanı gelmiş.

 Masasından kalkmış, siyah aynalı gözlüklerini takmış ve kapıya yönelmiş.

Tam çıkacak ki, garson beyefendi hesabı ödemediniz demiş, temel gayet pişkin bir vaziyette ben onlardanım deyip siyah takımlı ve siyah sakallı insanları göstermiş, garson iyide onlar emniyet mensubu hepsinin sakalından tanıyoruz, aylık olarak da emniyet müdürlüğü hesabı düzenli öder, sizin sakalınız yok dediğinde.

Temelle sağ elinin baş parmağıyla belden aşağısını göstererek, benim sakallar altta ben istihbarattanım demiş. Pişkin bir vaziyette çıkıp gitmiş.

Hoşcakalın dostcakalın.

 







 
Son Eklenen Haberler